BABY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BABY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2012 Salı

BEBEK TARHANASI :)



                                                         Ev yapımı bebek tarhanası





                                                           




1 tane kuru soğan
2 tane kırmızı ve yeşil biber
1kg domates
doğrayıp ateşte iyice yumuşayıp pişirelim. Soğuyunca blendırdan geçirerek pürüzsüz hale dönüştürdüğümüz soğumaya bıraktığımız karışımımıza
1 bardak yoğur
1 bardak haşlanmış (püre haline getirilmiş)
ekmek mayasını
karıştırıp, aldığı kadar unla karıştırıp hamur haline getirelim.
Daha sonra tenceremizin üstünü örtüp mayalanmaya bırakalım.
Kabarmaya başlayan hamurumuzu günde en az bir defa karıştıralım..
Yaklaşık 10 gün sürecek bu işlemden sonra güneş olmayan bir yerde ve temiz bir örtünün üzerine hamurdan kaşııkla parçalar alıp dizelim. Kurumaya başlayan hamurları arasıra elimizle ufulayıp iyice kuruduğuna emin olunca yine blendırda un haline getirelim ve temiz kavanoza koyup zamana geldiğinde kullanalım.. 
......Bebeğinize afiyet olsun....
Okyanusumada

:)

Tarhananın faydaları

Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Temiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarhananın içinde bulundurduğu çeşitli liflerden dolayı yüksek kolesterol, kalp krizi, kolon kanseri, obezite, yüksek tansiyon, hemoroid ve damar hastalıklarının azaltılmasında etkili olduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Temiz, tarhanada bulunan proteinlerin vücut için gerekli olan bazı aminoasitleri bolca ve dengeli olarak içerdiğini belirterek, ''Tarhana, vücudumuzun mikroplara karşı dirençli olması açısından önemli olan vitaminler ve mineraller yönünden zengindir. Tarhanada özellikle B vitaminleri bol miktarda bulunur. Kepeği uzaklaştırılmamış undan yapılan tarhanalardaki B vitaminleri içeriği kepeksiz undan veya göceden (kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday) yapılan tarhanalara göre daha yüksektir. Kalsiyum, demir ve çinko ise tarhanada bol bulunan minerallerdir'' dedi.
Gıdalarla alınan proteinlerin vücuda yararlı olabilmesi için ilk aşamada mide ve bağırsaklarda sindirilerek aminoasitlere kadar parçalanması gerektiğini kaydeden Temiz, ''Aminoasitler bağırsaklardan kolayca emilir ve vücuda yarar sağlar. Sindirilemeyen proteinler ise dışkıyla dışarı atılır ve vücut bu proteinlerden yararlanamaz. Tarhananın bileşimine yoğurt ve bitkilerden kaynaklanarak dahil olan laktik asit bakterileri tarhanadaki proteinleri belli ölçülerde aminoasitlere parçalayarak tarhanayı sindirimi kolay gıda şekline dönüştürür. Böylece aminoasitler tarhana ile vücuda hazır olarak girerler ve bağırsaklardan kolayca emilerek vücuda yarar sağlar. Buna bağlı olarak tarhananın besleme değeri artmış olur'' diye konuştu.
Proteinlerin sindiriminin özellikle bebekler ve yaşlılar için çok önemli olduğuna işaret edenTemiz, bebeklerde sindirim enzimlerinin yetersiz olduğunu, yaşlılarda ise sindirim enzimlerininçalışmasının yavaşladığını, bu nedenle tarhananın bebekler ve yaşlılar için tüketimiözendirilecek, sindirimi kolay besleyici bir gıda olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Temiz, tarhananın buğday unu veya göce adı verilen kepeksiz buğday yarmasına yoğurt, maya, domates, biber ve soğan gibi çeşitli sebzelerle nane, dereotu ve çörtük gibi çeşitli aromalı otlar ve tuz eklenip yoğrularak elde edilen hamurun 1-5 gün süreyle fermantasyona bırakılması ve ardından kurutulmasıyla elde edilen sağlıklı, sindirimi kolay, beslenme değeri yüksek ve dayanıklı geleneksel bir fermente Türk gıdası olduğunu söyledi.
Tarhananın Türk kavimleri tarafından çok eski çağlarda üretilip tüketildiğinin tahmin edildiğini kaydeden Temiz, Orta Asya'dan göç eden Türklerle birlikte Anadolu'ya geldiğini ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de İran ve Irak gibi imparatorluğa yakın komşu doğu ülkelere ve Rumeli üzerinden Macaristan ve Yunanistan gibi batı ülkelerine yayıldığının kabul edildiğini belirtti.
Temiz, Türklerle ırk yakınlığı bulunan Macarların tarhanayı Macaristan'a ve Finlandiya'ya kadar taşıdıklarını belirterek, bugün Suriye, Filistin, Ürdün, Lübnan ve Mısır gibi Yakındoğu ülkelerinde ''kishk'', İran ve Irak'ta ''kushik'' veya ''kushuk'', Türkistan'da ''göce'', Yunanistan'da ''trahanas'', Macaristan'da ''tahonya'', Finlandiya'da ise ''talkhuna'' ismiyle tarhanaya çok benzeyen gıdalar üretildiğini bildirdi.
Bileşimine katılan maddeler ve üretim tarzındaki değişiklikler nedeniyle tarhananın bölgelere göre çeşitlilik gösterdiğini kaydeden Temiz, genellikle İzmir, Manisa ve Burdur yöresinde yapılan un tarhanasının büyük bir kazanın dibine ''tarhana otu'' adı verilen aromalı otun yerleştirilmesiyle yapıldığını söyledi.
Ege Bölgesi'nin farklı yörelerinde üretilen un tarhanalarına tarhana otu yerine nane, un yerine irmik konulduğunu, un ve maya karışımına mercimek ve nohut da eklenebildiğini belirten Prof. Dr. Temiz, Tokat, Sinop, Edirne ve Tekirdağ gibi bazı illerde süt, un ve yumurta karıştırılarak ''sütlü tarhana'' yapıldığını ifade etti.
Temiz, Kahramanmaraş ve köylerine özgü firiğin (yarı kurumuş tarhana) özellikle çocuklar tarafından ceviz içiyle birlikte çiğ olarak tüketildiğini, tamamen kurutulmuş tarhananın ise kış boyunca çorbalık ve çerez olarak değerlendirildiğini söyledi.



14 Şubat 2011 Pazartesi

CONVERSE BEBEK PATİĞİ :)




bucan:http://bucan.blogcu.com/yeniden-converse-patik/3004628

 converse patik



Uzun zaman önce yayınladığım converse patikler öyle çok ilgi gördü ki , daha önce yapılışını eklemek istiyordum ancak patiği yaparken fotoğraflamak, fotoğrafları düzenlemek gerçekten çok vakit alıyor. Tabi anlatmakta cabası, inanın yapmak anlatmaktan daha kolay. Arkadaşlar yapılışını o kadar çok istediki artık dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.


Patiğimize 20 zincir çekerek başlıyoruz. Tabanı oluşturmak için
her zincirin üzerini tekli trabzanla dolduruyoruz.


Trabzanlar bitince üç zincir çekip, dairesel şekilde trabzan yapmaya devam ediyoruz. Tabanın düz olması için her iki uçta bir deliğe iki kere batarak bir kaç yerde arttırıyoruz.


Bu şekilde dönerek taban istediğimiz boyuta gelinceye dek tekli trabzan yapmaya devam ediyoruz.


Tabanın alt kısmı bittikten sonra üst kısmını yapmak için tabanın ters tarafını kendimize çevirerek üç zincir çekiyoruz.( tabanın düzgün kısmının altta görünen tarafta kalması için )


Burası çok önemli, üç zincir çektikten sonra ilmeği içten alarak tekli trabzan yapmaya devam ediyoruz.




Sanırım bu fotoğrafta nasıl yapacağımız biraz daha net. Yanlız ben resim çekerken unutmuşum,  iğne üstü almayı unutmuyoruz ve bu şekilde hiç arttırmadan bir sıra tekli trabzan yapıyoruz.


İşte patiğimizin tabanı oluşmaya başladı. İkinci sırayıda tekli trabzanla hiç arttırmadan yapalım. İki sıra trabzandan sonra bir sıra kırmızı iple sık iğne, onun üzerinede beyaz iple sık iğne yapalım.
Böylece patiğimizin tabanı bitmiş oldu.


Patiğimizin dil kısmını yapmak için patiğin ön tarafından istediğimiz kadar ilmek alarak yukarıya kadar tekli trabzan yapalım.( ben 16-18 yapıyorum)


Pembe kısmı yapmak için beyaz kısmın bitiminden diğer tarafına kadar tekli trabzan yapıyoruz ve her sırada baştan ve sondan birer trabzan küçülterek istediğimiz yüksekliğe gelince patiğimizi bitiriyoruz.






Gelelim patiğimizi süslemeye;
Patiğe ismini veren converse logosunu yapmak için sık iğneden küçük bir daire yapıyoruz ve üzerine kırmızı iple yıldız işliyoruz. Logomuz tamamlanınca patiğimize dikiyoruz. Bağcıklarınıda taktıkmı patiğimiz minik ayaklar için kullanıma hazır hale geliyor.
Şimdiden hepinize kolay gelsin, umarım açıklayıcı olmuştur. Anlaşılmayan bir yer olursa nerede takıldığınızı yazarsanız izah etmeye çalışırım. Sevgiler.....

 Arkadaşlar ne tarz iple ördüğümü sormuşsunuz. Kırmızıyı nako vizon ile örmüştüm ama pembeyi hatırlamıyorum. Eğer patiğin ayakkabı gibi durmasını istiyorsanız ipi biraz kalın tığı ince tutun. Kolay gelsin...
Related Posts with Thumbnails